ABD Ve İRAN Savaşı 9. Günüde Hız Kesmeden Devam Ediyor
Amerika merkez kuvvetler Komutanlığı CENTCOM i̇ran’a dün gece de saldırıların devam ettiğini açıkladı bu da Amerika ve İran geriliminin yeni safhasının dokuzuncu gününde de son hızıyla devam ettiğini gösteriyor. Saldırıların merkezinde ise hava savunma Sistemleri, kıyı savunma altyapıları, füze sistemleri ve buna bağlı olarak insansız hava araçlarının üretim merkezleri bulunuyor.
ABD Ve İRAN savaşı neden tekrar başladı ?
Amerika ve İran arasında başlayan yaklaşık iki ay aralıksız şekilde devam eden saldırılar sonrasında bir barış masası kurulmasına karar verildi. Bu doğrultuda son yapılan barış müzakerelerinde Amerika ve İran arasındaki talepler masada bir anlam bulamadı. Amerika’nın kırmızı çizgileri arasında hürmüz Boğazı’nın tamamen açık olması ve İran’ın hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olmaması konuları geliyor. İran ise bu kavramları İran halkının ulusal çıkarlarını gözeterek yokuşa sürüyor.
Mevcut İran rejimine göre hürmüz boğazından geçen gemilerden İran’ın egemenliği doğrultusunda belli miktarlarda ücretler alınacak bu ücretlerse savaş tazminatı olarak değerlendirip ülkenin kalkınmasında kullanılacak. Ancak ortadaki en büyük sorunsa İran’ın stratejik bir boğazda petrol akışından vergi almaya başlaması tüm dünyada bir örnek kabul edilebilir. Dünyadaki diğer stratejik boğazlardan vergi alınmaya başlanması ise global çapta petrol fiyatlarının oldukça sert bir yükseliş aşamasına girmesi anlamına gelecek.
Bugün dünya denizlerinde petrol taşımacılığının beşte biri hürmüz boğazı üzerinden gerçekleşiyor. Asya bölgesinde ise petrol akışının %30 lara varan bölümünün geçtiği Boğazlar mevcut. Eğer bu Boğazların egemen ülkeleri İran gibi Boğaz geçişinden vergi almaya başlarsa yukarıda da bahsettiğimiz gibi bu petrol ve doğal gaz fiyatları için oldukça sert bir yükseliş anlamı taşır. Bu durumda global enflasyonu artırırken dünya çapında bir durgunluğa sebebiyet verebilir.
Amerika’nın hali hazırda hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmasını istemesindeki en büyük sebeplerden biri bu. Diğer yandan nükleer silah konusuna gelindiğinde ise İran’ın tek başına caydırıcı bir silaha sahip olmasını istemiyorlar. Özellikle i̇ran’ın İsrail ile süregelen gerginlikleri ve savaş potansiyelleri Amerika’nın Orta Doğu’daki en büyük müttefikinin zarar görme potansiyeli ve buna bağlı olarak Amerika’nın Körfez ülkeleri üzerinden yürüttüğü Petro dolar sisteminin büyük zarar görme potansiyeli ile birlikte İran’ın bir nükleer silah sahip olup gerçek anlamda büyük bir tehdit oluşturması Amerika için yıkıcı olabilir.
Saldırıların bir nedeni de Orta Doğu bölgesindeki Amerika askerlerini korumak olurken İran’ın elinde bulundurduğu füze ve İHA kapasitesini ortadan kaldırmak olarak da görülüyor. Tabii ki yukarıda da bahsettiğimiz Amerika’nın Petro dolar sistemine Körfez ülkeleri üzerinden sürdürebilmesi için Körfez ülkelerinde koruması gerekiyor. Bu kavramda İran’ın Körfez ülkelerine saldırma kapasitesinin de ortadan kaldırılması saldırıların ana sebepleri arasında yer alıyor.
Piyasalar bu gelişmelerden nasıl etkilenebilir ?
Saldırılar sebebiyle hürmüz Boğazı’nın kapanması ve petrol akışının sektöre uğraması petrol fiyatlarının ciddi anlamda yükselmesini sağladığı. Bu durumda özellikle 2026 yılının ikinci yarısıyla birlikte Dünya çapında bir enflasyon dalgası oluşturabilir. Oluşan bu enflasyon dalgasında merkez bankaları kontrolü ele alabilmek için ekonomik daralmalara ve faiz artışlarına gidecek gibi görünüyor.
Amerikan on yıllık tahlillerinde bahsettiğimiz bu konu son bir aydır ciddi anlamda fiyatlanmaya başladı. Piyasanın asıl beklentisi 2026 yılının ikinci yarısında Amerika merkezinde enflasyonun yükselişe başlaması ve Amerika Merkez Bankası’nın en az iki adet faiz artışı yapması yönünde. Bu faiz artışlar henüz netleşmemiş olsa da piyasa bunu şimdiden fiyatlamaya başladı. Diğer yandansa herkesin gözü temmuz sonunda yapılması planlanan Amerika faiz kararı toplantısında.
Bu toplantıdan çıkacak faiz kararı ve sonrasında Merkez Bankası başkanı Warsh’ ın yapacağı konuşmalar 2027’ye kadar olan sürece önümüze koyacak gibi görünüyor. Wars’ ın geçen hafta yaptığı konuşmada Amerika’daki enflasyona atıfta bulunarak her şeyin yolunda olduğunu düşünmüyorum söylemi Merkez Bankası Bankası’nın da piyasayla aynı doğrultuda enflasyonun yükselebileceğini dair endişelerini ortaya koydu.
Sonuç olarak bakıldığında Amerika ve İran arasında süregelen gerginliklerin hürmüz Boğazı’nı kapalı tutmaya devam etmesi, hürmüz Boğazı’ndan geçişlerden ücret alınma potansiyeli şu anda petrol fiyatlarının yükselmesin ki ana sebeplerin başında geliyor. Amerika ise saydığımız bu sebepleri ortadan kaldırmak için saldırılarını şiddetlendirmeye devam ediyor. Eğer kısa vadede bu sorun çözülmezse petrol fiyatlarında 100 $’ın üzerine bir harekette kaçınılmaz görünüyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi ise enflasyonda yukarı yönlü etkileri arttırırken global çapta faiz artışlarını tetikleyecek hamleleri de beraberinde getirecek. Faizlerin artmasıysa şu anda dünya piyasaları için aşağı yönlü riskler arttırırken en büyük tehdit konumunda yer almaya devam ediyor.

