Amazon, Google, Meta, Microsoft ve Oracle’dan Yapay Zekâya Dev Harcama
Yapay zekâ yarışında teknoloji devlerinin harcamaları artık yalnızca şirket bilançolarını değil, ABD ekonomisinin genel yatırım görünümünü de değiştirecek büyüklüğe ulaşıyor. Amazon, Alphabet, Meta, Microsoft ve Oracle’ın yapay zekâ ve veri merkezi altyapısına yönelik sermaye harcamalarının 2026’da ABD GSYİH’sinin yaklaşık %2,4’üne ulaşması bekleniyor. Bu oran, modern tarihteki en büyük teknoloji yatırım döngülerinden birine işaret ediyor.
Karşılaştırma daha da dikkat çekici hale geliyor. 1990’ların sonundaki Dot-Com döneminde yayıncılık ve telekomünikasyon şirketlerinin sermaye harcamaları 1999 yılında ABD GSYİH’sinin yaklaşık %1’i seviyesindeydi ve 2000 yılında %1,2 ile zirveye ulaşmıştı. Bugünkü yapay zekâ yatırım döngüsünün ise bu seviyelerin çok üzerine çıkması bekleniyor.
Üstelik mevcut yatırım dalgasının henüz tamamlanmadığı düşünülüyor. Big Tech şirketlerinin toplam sermaye harcamalarının 2027’de GSYİH’nin yaklaşık %3’üne yaklaşabileceğine ilişkin tahminler bulunuyor. Bazı daha agresif projeksiyonlarda ise AI altyapı harcamalarının 2027’de 1 trilyon doların üzerine çıkabileceği öngörülüyor.
Bu devasa yatırımın merkezinde veri merkezleri, GPU’lar, yüksek bant genişlikli bellekler, enerji altyapısı, soğutma sistemleri ve yüksek hızlı ağ teknolojileri bulunuyor. Alphabet’in 2026 için 175-185 milyar dolar, Meta’nın ise 115-135 milyar dolar seviyesinde sermaye harcaması öngörmesi, şirketlerin AI altyapısına ne ölçekte kaynak ayırdığını gösteriyor.
Amazon, Google, Meta gibi şirketlerin harcamaları bir kriz sinyali mi ?
Amazon, Microsoft ve Oracle da benzer şekilde veri merkezi kapasitesini genişletmeye devam ediyor. Bu şirketlerin yatırımları yalnızca yapay zekâ modellerinin geliştirilmesini değil, bu modellerin milyonlarca kullanıcıya sunulabilmesi için gereken devasa hesaplama ve depolama altyapısını finanse ediyor.
Buradaki en önemli soru ise bu harcamaların ne zaman ve ne ölçüde gelire dönüşeceği. Yapay zekâ yatırımlarının ekonomik büyümeyi destekleyebileceği konusunda güçlü beklentiler bulunurken, yatırımın getirisi konusunda belirsizlikler de devam ediyor. Goldman Sachs, AI CapEx’in büyüklüğünün altyapının nasıl kurulacağı ve ne hızla yenileneceği gibi varsayımlara son derece duyarlı olduğunu vurguluyor.
Bu nedenle bugünkü AI yatırım döngüsü ile 2000’lerin başındaki Dot-Com balonu arasında doğrudan bir eşitlik kurmak doğru olmayabilir. Mevcut yapay zekâ yatırımlarının arkasında gerçek veri merkezi talebi, bulut bilişim gelirleri ve şirketlerin AI hizmetlerinden elde ettiği büyüyen gelirler bulunuyor. Ancak harcamaların gelirlerden çok daha hızlı artması halinde yatırım getirisi ve kapasite fazlası tartışmaları yeniden gündeme gelebilir.
Yapay zekâ yatırımlarının ekonomi üzerindeki etkisi de giderek daha fazla hissediliyor. NBER tarafından yayımlanan bir araştırmaya göre, en büyük beş ABD teknoloji şirketi 2025 yılında yaklaşık 380 milyar dolar sermaye harcadı ve bu rakamın 2026’da yaklaşık iki katına çıkması bekleniyor. Araştırma, AI kaynaklı verimlilik artışının gerçekleşmesi halinde bunun ABD ekonomisinin uzun vadeli büyüme potansiyelini önemli ölçüde değiştirebileceğine dikkat çekiyor.
Bu nedenle yapay zekâ yatırımları, artık yalnızca teknoloji sektörünün bir büyüme hikâyesi olmaktan çıkmış durumda. Çip üreticilerinden enerji şirketlerine, veri merkezi işletmecilerinden elektrik şebekelerine ve soğutma teknolojilerine kadar geniş bir ekonomik ekosistem bu yatırım dalgasından etkileniyor.
Big Tech’in sermaye harcamalarının ABD GSYİH’sine oranının önümüzdeki dönemde daha da yükselmesi halinde, yapay zekâ yatırımları modern ABD tarihindeki en büyük özel sektör yatırım döngülerinden biri haline gelebilir. AI harcamalarının Dot-Com dönemini geride bırakması, önümüzdeki yıllarda yatırımcıların izleyeceği en önemli ekonomik ve finansal hikâyelerden biri olacak.

